Günün Sözü

Düşünmeden öğrenmek faydasız, öğrenmeden düşünmek tehlikelidir.
bilgisiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilgisiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Eylül 2014 Pazar

Otomobiller isimlerini nereden alıyor?

Mitsubishi: Otomobilleri ile ünlü Japon ağır sanayi şirketi Mitsubishi, adını şirketin de amblemi olan eski Japon savaşçıları samurayların ambleminden alır. Amblem, Mitsu(üç) ve bishi(elmas) kelimelerinin birleşmesiyle adlandırılır.
  • Mercedes-Benz: Avusturyalı tüccar Emil Jelinec, 1897 yılında yarış kazandığı araca kızının adı olan Mercedes’i koydu ve bunun şerefine şirketin kurucuları Gottlieb Daimler ve Karl Benz ürettikleri araçlara Mercedes adını vermeye devam ettiler.
  • Mazda: Şirket adını kanatlarını açmış beyaz bir kartal ile özdeşleştirilen Zerdüştlerin bilgelik tanrısı Ahura Mazda’dan alır.
  • Hyundai: Şirketin adı Korece’de “Çağdaş, modern” anlamına gelir.
  • SsangYong: Güney Koreli otomobil üreticisinin ismi, ‘ikiz ejder’ anlamına gelir
  • Kia: Kore’nin 2. büyük ortomobil firması Kia’nın ismi, “Asya’dan doğan” anlamına geliyor.
  • Cadillac: 1902’de kurulan ABD’li marka, ismini Detroit şehrini kuran 16. yüzyılda yaşamış Fransız kaşif Antoine de la Mothe Cadillac’tan almıştır.
  • Subaru: Japon otomobil markası Subaru, adını Taurus takım yıldızının Japonca’daki isminden alır.
  • Pontiac: ABD’li ünlü marka ismini 1700’lü yıllarda yaşayan Kızılderili Şefi Pontiac Obwandiyag’dan almıştır.
  • Jeep: Askeri amaçla üretilen dünyadaki ilk arazi aracı Jeep’in adı, çizgi karakter Temel Reis’teki ‘Eugene the Jeep’ adlı bir hayvandan geldiği iddia edilir. Tüm markalardaki bu tarz araçlar Jeep (cip) diye anılmaya başlanmıştır.
  • Lexus: Latince’de kanun anlamına gelen isme sahip şirket, Toyota’nın lüks otomobil markasıdır.
  • Škoda: Çek otomobil firması adını kurucusu Emil von Škoda’dan alır. Dönemin en büyük silah üreticilerinden olan Škoda aynı zamanda Çekçe’de ‘hasarlı’ anlamına geliyor.
  • Volkswagen: Almanca “Halk arabası” anlamına gelir
  • Audi: Audi kelimesi Latince “Duydum, işittim” anlamına gelir.
  • Aston Martin: İngiliz spor otomobil üreticisi Aston Martin, adını kurucularından biri olan Lionel Martin’in ürettiği yarış otomobillerini Aston tepesinde denemesiyle alır.
  • BMW: BMW’nin açılımı Bayerische Motor Werke(Bavyera Motor Fabrikası)’dır.
  • SAAB: İsveçli firamın açılımı Svenska Aeroplan AktieBolage(İsveç Uçak Anonim Şirketi)’dir ve ilk olarak savunma sanayi şirketi olarak kurulmuştur.
  • Alfa Romeo: 1910’da A.L.F.A. (Anonima Lombarda Fabbrica Automobili (Lombardiya Otomobil Fabrikası Şirketi)) adıyla kurulan şirket, Nicola Romero’un ortak olmasıyla Alfa Romeo adını aldı.
  • Tesla: ABD’li elektrikli spor otomobil üreticisi adı için ünlü mucit Nicola Tesla’dan esinlenilmiştir.
  • Volvo: İsveçli otomobil firmasının isminin anlamı latince “dönüyor” anlamına gelir.
  • SEAT: Volkswagen bünyesinde bulunan İspanyol otomobil firmasının açılımı Sociedad Española de Automóviles de Turismo (İspanyol tur otomobili şirketi)
  • Nissan: 1934 yılında Jidosha-Seizo co. ve Nihon Sangyo Co.ltd. şirketlerinin birleşmesiyle 2 şirketin Japonca’daki kısaltması ile Ni-san kelimesi oluşur. Aynı yıl şirket Nissan Jidōsha Kabushiki Gaisha (Nissan Motor Şirketi) adını alır.
  • Infiniti: Nissan’ın ABD piyasası için kurduğu lüks otomobil markasıdır. Adı, İngilizce’deki uçsuz bucaksız anlamına gelen Infinity kelimesinden gelir.
  • Ford: İlk seri üretim otomobil olan Ford, adını Henry Ford’dan alır.
  • Opel: İsmini, kurucusu Adam Opel’den almıştır.
  • Honda: Şirket ismini kurucusu Soichiro Honda’dan alır.
  • Acura: İsmini Accurate (doğru) kelimesinin eski dillerde kullanılan halinden alan şirket Honda’nın lüks otomobil markasıdır.
  • Jaguar: İngiliz lüks otomobil üreticisi, adını Güney Amerika’da yaşayan yırtıcı bir panter türü olan Jaguar’dan alır. İlk kurulduğunda adı SS Jaguar’da olan firma 2. Dünya Savaşı sonrası ismindeki SS’i kaldırmıştır.
  • Suzuki: İsmini Kurucusu Michio Suzuki’den almıştır.
  • Maserati: İtalyan lüks otomobil şirketi, Alfieri, Bindo, Carlo, Ettore, Ernesto Maserati kardeşler tarafından 1914’te Bologna’da kuruldu.
  • Ferrari: İtalyan ünlü lüks otomobil şirketi adını kurucususu ve ünlü yarışçı Enzo Ferrari’den alır.
  • Lancia: Adını kurucusu Vincenzo Lancia’dan almıştır.
  • Bugatti: Lüks otomobil firması adın Ettore Bugatti’ten almıştır.
  • Lamborghini: Ünlü yarış otomobili firması adını kurucusu Ferruccio Lamborghini’den almıştır.
  • Renault: Fransız otomobil devi ismini kurucuları Louis Renault, Marcel Renault, Fernand Renault kardeşlerden almıştır.
  • Peugeot: İlk kahve değirmeni ve bisiklet markası olarak kurulan şirket, adını kurucusu Emille Peugeot’tan aldı.
  • Citroën: Şirket ismini kurucusu olan ünlü Fransız sanayici André-Gustave Citroën’den alır.
  • Chrysler: Ünlü ABD’li otomobil devi adını kurucusu Walter Chrysler’dan alır.
  • Dodge: ABD’li otomobil markası, adını Horace ve John Dodge kardeşlerden alır.
  • Buick: ABD’li otomobil markası, adını kurucusu David Dunbar Buick’ten alır.
  • Hummer: 2008’de kapanan cip türü markası Hummer’in adı ‘Yüksek Hareket Kabiliyetli Çok Amaçlı Vasıta’ anlamına gelen Humvee’den türetilmiştir.
  • Land Rover: İflas eden İngiliz Rover şirketi’nin Tata’ya sattığı arazi aracı markası. Rover “Gezici” anlamına gelir. Suv markası da Range Rover’dir
  • Mini: Küçük modelleriyle ünlenen İngiliz markası
  • Smart: Alman kompak otomobil markası Smart ismi İngilizce “akıllı” anlamına gelir.
  • TATA: Hindistan’ın en büyük otomobil üreticisi olan TATA Motors, adını kurucusu Ratan Naval Tata’dan alır.
  • Proton: Malezyalı otomobil üreticisinin adı, Perusahaan Otomobil Nasional Berhad’ın kısaltılmışıdır.
  • Bentley: İngiliz lüks araba üreticisi ismini kurucusu Walter Owen Bentley’den almıştır.
  • Rolls-Royce: El yapımı otomobilleri ile ünlenen İngiliz lüks otomobil markası ismini kurucuları Steven Rolls ve Henry Royce’den almıştır.
  • Chevrolet: ABD’li otomobil markası, adını Louis Chevrolet’ten almaktadır.

14 Haziran 2014 Cumartesi

İlginç bilgiler


1- Kendi dirseğini yalamanın imkansız olduğunu
2- Ördeğin vakvaklamasının yankı yaratmadığını ve bunu kimsenin açıklayamadığını
3- Dünyadaki fotokopi makinelerinde meydana gelen arızaların %23 ünün, makinenin üstüne oturup kendi popolarının fotokopisini çekmek isteyen insanlar sayesinde meydana geldiğini
4- Yaşamın boyunca uyku sırasında yaklaşık 70 böcek ve 10 örümcek yiyeceğini 
5- İdrarın zifiri karanlıkta parladığını
6- Eğer çok şiddetli hapşırırsan, kaburgalarından birini kırabileceğini
7- Hapşırmayı engellemeye calışırsan, başındaki veya boynundaki damarlardan birinin yırtılabileceğini ve ölebileceğini
8- Hapşırdığın sırada gözlerini açık tutmaya çalışırsan, yerlerinden fırlayabileceklerini
9- Domuzların vücut yapılarından dolayı hiçbir zaman başlarını yukarı kaldırıp gökyüzüne bakamadıklarını
10- Dünya nüfusunun %50 sinin hiç telefonla konuşmadığını
11- Farelerin ve atların kusamadıklarını
12- 1 saat süreyle kulaklıkla birşey dinlemenin kulaktaki bakteri sayısını %700 arttırdığını
13- Çakmağın kibritten önce bulunduğunu
14- Parmak izleri gibi dil izlerinin de her insan için benzersiz olduğunu
15- İnsana yemek için saldıran tek hayvanın ayı olduğunu
16- Sadece dişi sivrisineklerin ısırdığını
17- İnsan elinin en yavaş uzayan tırnağının baş parmak olduğunu,en çabuk uzayan tırnak ise orta parmağınki olduğunu
18- Beethoven’ın beste yapmadan önce kafasını soğuk suya soktuğunu
19- Yunus balıklarının bir gözleri açık uyduklarını
20- Yusufcuk böceğinin (helikopter böceğinin.)30.000 tane gözü olduğunu
21- Çiğ yumurtayı elimizle döndürüp tekrar tuttuğumuzda içinin döneceğini
22- İnsanların ölümüne en fazla sebep olan hayvanın sivrisinek olduğunu
23- Farelerin Avusturya hariç her yerde yaşadıklarını

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Çocuk yetistirirken uygulanması gerekenler..

Bu kuralları okuyun. .
1) Dudaklarından öpmeyin kuzularınızı,
2) Garson amca kızar şimdi , bak teyze kızacak şimdi diye herkes sana kızabilir bağırabilir imajı yapmayın
3) Kalabalık araçlarda otur teyzenin kucağına, sıkış amcanın yanına diyerek yabancılar ile arasında bağı kuvvetlendirmeyin
4) Akraba dahi olsa çocuğunuzu kimse ile tuvalete yollamayın.
5) Kendini öptürmek istemiyor ise "öpsün bir kere" demeyin ona kızmayın.
6) Utana sıkıla modern olucam diye çocuğunuz ile banyo yapmaya çalışmayın. (dikkat bebeğiniz ile demiyorum)
7) Vücuduna o istemedikçe kimse dokunamaz bunu ona öğretin
8) Yol boş diye kırmızı ışıkta çocuğunuz yanında karşıdan karşıya geçmeyin
9) Yol boş diye üst geçit yerine trafiğin arasından karşıdan karşıya geçmeyin
10) Litre litre kola içip kola çok zararlı demeyin (inandırıcılığınız ölüyo)
11) Kitap , dergi, gazete okumuyor iseniz çocuğunuz okumuyor diye onu aşağılamayın. Gökten inmiyor okuma alışkanlığı.
12) Sen yapamazsın değil, denemek istermisin deyin...
13) Anne- baba olun arkadaş değil...
14) Cıssssss demeyin, ona olabilicek zararı anlatın. Anlayacağı cümleler ile bilimsel gerçekler ile değil
15) Göz teması kurun
16) Bolca sarılın (unutmayın sizden ihttiyaçı olan sevgiyi alan çocuk dışarıya daha az yönelecektir.
17) Aşağılamayın, yargılamayın, utandırmayın ve asla kıyaslamayın (unutmayın her çocuk özeldir. Tek'dir.)
18) Korkutarak değil açıklayarak öğretici olun.
19) Sorduğu kadarına yanıt verin destan yazmayın
20) Cocuğunuzu etiketlemeyin, olumlu-olumsuz etiketler baskı yaratır. ona isim takmayın, el şakası yapmayın ..

13 Mayıs 2014 Salı

“Kişinin içinde bulunduğu halle ilgili dinî hükmü bilmesi farzdır”

Dindarlığımızın kültürel bir miras ya da kulaktan dolma malumatlardan ibaret kalmaması için çaba göstermemiz gerekiyor. Biz nelere ve ne şekilde iman ediyoruz? Rabbimize karşı sorumluluklarımız neler ve bunların yerine getirilme biçimi nedir? Neleri yapmakla, nelerden kaçınmakla mükellefiz? İnsanlarla münasebetimiz hangi çerçevede şekillenecek, hangi ahlâkî ilkelere tabi olacağız?
Bu sorulara tatminkâr cevap vermeden dinimizi nasıl içselleştirebilir, nasıl hakiki müslüman olabiliriz. Alimlerimiz “kişinin içinde bulunduğu halle ilgili dinî hükmü bilmesi farzdır” hükmü üzerinde ittifak etmişlerdir. Yani “bilmiyordum, onun için yapamadım” savunması geçerli bir mazeret değil.
Temel İslâmî konuların anlatıldığı kitaplara “İlmihal” diyoruz. Bugün kalplerimiz ve zihinlerimiz zamane rüzgârı önünde bin parçaya bölünüp savrulurken, yeniden ilmihale dönmeye, orada sadelik ve sükûn bulmaya ihtiyacımız var.

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Bilgisizlikten ve ilgisizlikten bıktım

“Şeriat” diyorsunuz, karşılığı şöyle geliyor: “Ay bunlar dört kadın almak istiyor, elimizi kesecekler, cebren başımızı örtecekler, özel hayatımıza müdahale edecekler, içkiyi yasaklayacaklar!”Ne ilgisi var?..
“Din” diyorsunuz, “Ay kalbim çok temiz” diye başlıyor, “dedem hafızdı” diye bitiriyorlar…
Beş İslâm şartı ile altı iman şartını doğru dürüst sayabilen mumla aranıyor. Rol icabı “lahavle” çekemeyen oyuncu, din konusunda ahkâm kesiyor.
“Tarih” diyorsunuz, “Bizim tarihimiz cumhuriyetle başlar” diye gevelemeye koyuluyorlar…
Öncesi yok! Cumhuriyet tarihine bile doğru düzgün vakıf olan yok! Bir sürü mehdiye, yüceltme sonrasında “uzanan elleri kıracağız” edebiyatı geliyor…
“Osmanlı” diyorsunuz, bilgisizliklerini kusuyorlar: “Padişahların anneleri yabancı… Padişahlar kardeşlerini katlettiler… Hacca bile gitmediler… Haremde zevk u safa sürdüler…”
Tek tek cevaplandırıyorsunuz, o zaman da başka telden çalmaya başlıyorlar:
“Siz Atatürk düşmanısınız, cumhuriyet düşmanısınız, laiklik düşmanısınız!”
Ne ilgisi var?..
“Ecdat” diyorsunuz, “Yahu heykelleri yok, sanatları yok, resimleri yok” diye sıralıyorlar… Ne mezartaşı sanatını biliyorlar, ne ebruyu, ne minyatürü…
“Namus ve ahlâk” konusunu açıyorsunuz, “Ahlâk beyindedir, belden aşağıda değil” diye tekerliyorlar…
“Fal” diyorsunuz, “fala inanma, falsız da kalma” diyerek güya ki vecize yumurtluyorlar: “İnanılmayan bir şeye nasıl bel bağlanır?” suali cevapsız kalıyor.
“Demokrasi” diyorsunuz, “Sayısal üstünlük değil, siyasal üstünlük” diye meydan okuyorlar…
“Kalkınma” diyorsunuz, “1950 öncesinde her şey yolundaydı, sonradan Demokrat Parti çıktı ve her şeyi mahvetti” diyerek gerçeği tersine çeviriyorlar…
“Gelişme” diyorsunuz, ideolojik nutuklar atıyorlar…
“Aile” diyorsunuz, “Bir imza ile insanları bağlamak çağ dışılıktır” diyerek karşı çıkıyorlar…
“Gençlik” diyorsunuz, “imam hatipli olmasın” şartını dayatıyorlar…
Ben bu bilgisizlikten ve ilgisizlikten bıktım!..
Slogancılıktan gına getirdim!..
Yüzeysellikten yoruldum!..
Tekerleme dinlemekten usandım!
Topyekün gelin, ama biraz bir şeyler öğrendikten sonra gelin…

En iyisi cahillikle ilgili birkaç “özlü söz”ü alt alta yazmak…
Basma cahilin izine, gitme şeytanın sözüne (Ruhsati).
Bilgisiz kimse, savaş davuluna benzer, içi boş olduğu için sesi çok çıkar (Sadi).
Bilgisizlik kolay ve rahat elde edildiği için, çoğunluk bilgisizdir (La Bruyere).
Cahil insan kendi kendinin bile düşmanıdır; başkasına dost olması nasıl beklenir (Sokrates).
Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol (Mevlana).
Cehalet öyle binektir ki, üzerine binen zelil olur, arkadaşlık yapan yolunu kaybeder (Hz.Osman).
Hareket halindeki cehaletten daha korkunç hiçbir güç yoktur (Bernard Shaw).
Öğrenmek pahalıdır, ama cehalet ondan da pahalıdır (Henry Clausen).
Yavuz Bahadıroğlu